fbpx
Kültür SanatTarih

Mozart Neden Türk Marşı Besteledi?

Paylaş

Mozart neden Türk marşı besteledi? Klasik Batı Müziği bestecileri içerisinde büyük bir üne sahip olan Wolfgang Amadeus Mozart (27 Ocak 1756, Salzburg – 5 Aralık 1791, Viyana) olağanüstü müzik yeteneği sayesinde küçük yaşlardan beri müziğin içinde oldu. Henüz beş, altı yaşlarındayken piyano ve kemanda virtöz olabilecek yeterliliğe gelen Mozart 17 yaşında Avrupalı kraliyet ailelerine konserler veriyordu. Usta müzisyenin bestelediği 600’den fazla eser senfoni, konçerto, oda, opera ve koro gibi çeşitlilik arz ediyordu.

Klasik müziğin babası olarak bilinen Joseph Haydn’ın Mozart hakkında ifadesi şöyledir: “Klasik stili en iyi temsil eden bestecidir, ancak müziği bunun çok ötesine geçer. Mozart hem cesur hem de bilgili bir stili birleştirdi ve zamanının en yenilikçi stillerini geliştirdi… Merakının sınırı yok ve onu başarılı bir besteci yapan da budur: Yapıtları hem gücü hem zarafeti, hem de duygu ve üzüntüyü bir araya getirir.” Ve ayrıca ekler “Böyle bir yetenek 100 yıl boyunca bir daha gelmez.”

Mozart’ın en önemli eserlerinden biri, 1780 civarında oluşturduğu düşünülen 11 Numaralı la majör piyano sonatıdır. Üç bölümden meydana gelen sonatın son bölümünü ‘Alla Turca’ bir diğer deyişle ‘Türk Marşı’ oluşturur. Eserin bu bölümü pikolo, zil, üçgen çalgı ve birçok perküsyon kullanımı ile karakterizedir. Cennet kadar güzel ancak bir o kadar karmaşa dolu bir hava yaratmak isteyen Mozart bildiği tüm teknikleri bu bölümde bir araya getirmiştir. Sabit bir nabız ve ritmik ögelerle askeri bir hava yakalayan bu kompozisyon aynı zamanda klasik tarzın uyum, denge ve simetri temelleri üzerine kurulmuştur.

mozart-neden-turk-marsi-besteledi-

Macaristan Krallığı Habsburg hanedanı ile Avusturya ve Kutsal Roma İmparatorluklarının Osmanlılarla uzun ve sıkıntılı bir ilişkisi vardı. 1683’te Osmanlı’nın yenilgisi ile biten 2.Viyana kuşatması hem Osmanlı İmparatorluğu hem de Avrupa için önemli sonuçlar doğurdu. 1699 Karlofça Antlaşması ile de Osmanlı’nın gerileme dönemi başlamış oldu. Böylece uzun yıllardır Avrupa’da bir tehdit unsuru oluşturan Osmanlı ‘egzotik’ bir sembole dönüştü. Bu durum sanatın çeşitli dallarında oryantalist zaman zaman da gerçekçi karşılıklar buldu.

Bu dönemde ressamlar eserlerinde Osmanlı kıyafetlerine, yazarlar Osmanlı karakterlere yer verirken Mozart da Osmanlı askeri bando takımı olan Yeniçerilerin marşlarından etkilenmiş olacaktı ki Türk Marşı’nı besteledi. Ayrıca Mozart’ın Osmanlı’dan etkilenerek bestelediği tek eser bununla kalmadı. 1782’de Mozart’ın prömiyerini yapan Saray’dan Kız Kaçırma (Die Entführung aus dem Serail) operası bu duruma bir başka örnektir. Topkapı Sarayında esir tutulan İspanyol leydisi Konstanze’nin nişanlısı Belmonte ve uşağı Pedrillo tarafından kaçırılmasını konu edinen opera 3 bölümden oluşmakta ve Türk müziğinin etkilerini yoğun bir şekilde barındırmaktadır.

Yazar: Maide Gülenbay

Tags: , , ,
Dünyanın En Siyah Maddesi: Vantablack  
 Neden Rusça Öğrenmeliyiz?
Menü