fbpx
Genel

Tüyler Ürperten Bilimsel Çalışma: Küçük Albert Deneyi Nedir?  

Paylaş

Küçük Albert Deneyi Özeti:

  • Watson ve Raynor, Küçük Albert’e beyaz bir fare gösterdi ve o hiç korkmadı.
  • Watson daha sonra fareyle birlikte Küçük Albert’ı ürkütecek ve onu ağlatacak yüksek sesli bir patlama sesi dinletti.
  • Beyaz fare ve yüksek sesin sürekli birlikteliği sonrasında, Küçük Albert fareyi görünce korku yaşamaya şartlandırıldı.
  • Albert’in korkusu, kürk manto, pamuk, Noel Baba maskesi gibi fareye benzer diğer beyaz nesnelerle genelleşti.

Watson ve Rayner (1920), 4 soruya cevap vermek için Küçük Albert Deneyini gerçekleştirdi:

  • Bir bebek, korku uyandıracak yüksek bir sesle aynı anda beliren bir hayvandan korkmaya şartlandırılabilir mi?
  • Böyle bir korku başka hayvanlara veya cansız nesnelere aktarılabilir mı?
  • Bu tür korkular ne kadar sürer?
  • Korku doğuştan mıdır sonradan mı öğrenilir?

Ivan Pavlov, klasik koşullanmanın hayvanlara uygulanabildiğini gösterdi. İnsanlar için de geçerli miydi? Bu ünlü (etik açıdan şüpheli olsa da) deneyde, Watson ve Rayner (1920) bunun işe yaradığını gösterdi.

Deneyin Detayları

Küçük Albert 9 aylık bir bebekti. Çeşitli nötr uyaranlar üzerine verdiği tepkiler incelendi. Beyaz bir fare, tavşan, maymun ve çeşitli maskeler gösterildi. Albert, uyaranlara karşı duyarsız ve duygusuz olarak tepkiler verdi. Bu uyaranların hiçbirinden korkmadı.

Ancak, onu ürküten ve korkmasına neden olan şey, başının arkasında duran çelik çubuğa sert bir şekilde çekiç vurulmasıydı. Aniden yükselen ses Küçük Albert’in gözyaşlarına boğulmasına neden olmuştu.

Küçük Albert 11 aylıkken beyaz fare gösterildi ve hemen ardından çelik çubuğa çekiçle vuruldu.

Bir hafta arayla sürekli pekiştirilen bu eşleşme sonunda Albert yüksek ses olmadan da yalnızca fare gösterildiğinde ağlayarak ve kaçarak tepki verdi.

Küçük Albert yalnızca fareyi görmek zorunda bırakıldı ve maruz bırakıldığı her seferde korku gözlemlendi. Yüksek ses olsa da olmasa da ağlayarak ve kaçarak uzaklaşıyordu.

Beş gün sonra Watson ve Rayner, fareye benzer özelliklere sahip nesnelerle fobi geliştirilebileceğini keşfetti. Evcil köpek, kürk manto, pamuk ve Noel Baba maskesi dahil! Böylelikle klasik koşullanmada genelleme yaratıldı.

Küçük Albert Deneyi, klasik şartlandırmanın fobi yaratmak için kullanılabileceğini gösterdi. Fobi, tehlikeyle orantılı olmayan mantıksız bir korkudur. Bu deneyde, daha önce korkmayan bir bebek, fareden korkmaya şartlandırıldı.

Birkaç hafta ve ay boyunca, Küçük Albert gözlemlendi ve şartlandırıldıktan on gün sonra sıçan korkusu çok daha az belirgindi. Öğrenilmiş tepkinin bu şekilde belirginliğini yitirmesine yok olma denir.

Ancak, bir ay sonra bile hala belirgin denebilirdi. Prosedür birkaç kez tekrarlandırıldığında yeniden şartlandırmak mümkündü.

Albert’in annesi, son testlerin yapıldığı gün onu deneyden geri çekti ve Watson ve Rayner, durumu tersine çevirmek için daha fazla deney yapamadı.

Bilimsel Değerlendirme

Araştırmacılar, Little Albert’i nötr uyaranlar (tavşan ve köpek) ile koşullandırarak kendi deneylerini gerçekleştirdiler.

Bu korku tepkisinin aslında fobi olup olmadığına dair bazı şüpheler var. Korku gerçekleştiği anlarda Albert’in parmağını emmesine izin verildiğinde, bu, onun yüksek sesi unutmasına neden oldu. Tekrar bir korku tepkisini gözlemlemek için aynı şartlandırma koşullarının 30 kere tekrarlanması gerekti.

Diğer sınırlandırmalar arasında hiçbir kontrol unsuru yoktu ve Küçük Albert’te korku tepkisinin objektif bir ölçümü yoktu.

Bu yalnızca tek bir bireyin deneyi olduğu için bulgular genellenemez. Albert doğuştan hastane ortamında yetiştirilmişti ve personel tarafından hiç korku ya da öfkeye maruz bırakılmadığı için alışılmış durumun dışındaydı. Bu nedenle, diğer küçük çocukların vereceği tepkilerden farklı yanıtlar vermiş olabilir. Bulgular ona özgüdür.

Deney Neden Ahlakdışı?

Küçük Albert Deneyi, psikolojide etik yönergeler uygulanmadan yapılmıştır.

  • Deney Albert’in ebeveynlerinin bilgisi veya rızası olmadan gerçekleştirildi.
  • Korku tepkisi yaratmak için psikolojik zarar görmezden gelindi.
  • Watson ve Raynor korku tepkisi sonrası Albert’i korkusuna karşı duyarsızlaştırmadı.

Bilişsel yaklaşım, zihinsel süreçleri hesaba katılmadığı için böyle bir davranışçı modelini eleştirir. Uyaran ile tepki arasında meydana gelen düşünme süreçlerinin, tepkinin duygu bileşeninden sorumlu olduğunu iddia ederler.

Fobilerin temel özelliği gerçek bir korku unsuru olmaksızın hissedilmesine rağmen bilincin rolünü görmezden gelmek sorunludur.

Yazar: Cenk Demirkıran

Tags: , , ,
Aktif Gürültü Engelleme Teknolojisi Nedir?
Among Us Nedir – Nasıl Oynanır?
Menü